Memleketimde Net Gurbetçinin Yeri Memleketimde.Net Gurbetçi Portali
Memleketimde Net Gurbetçinin Yeri Memleketimde.Net Gurbetçi Portali

Gent’in En Büyük Meydanında Her Dilde Barış ve Kardeşlik İlahileri Yankılandı…Antakya Medeniyetler Korosu Gent Sint-Pieterskerk Kilise’sinde Muhteşem Konser Verdi…

Gent’in En Büyük Meydanında Her Dilde Barış ve Kardeşlik İlahileri Yankılandı…Antakya Medeniyetler Korosu Gent Sint-Pieterskerk Kilise’sinde Muhteşem Konser Verdi…
07.11.2025 19:33 | Son Güncellenme: 08.11.2025 15:33
A+
A-

Gent’in En Büyük Meydanında Her Dilde Barış ve Kardeşlik İlahileri Yankılandı…Antakya Medeniyetler Korosu Gent Sint-Pieterskerk Kilise’sinde Muhteşem Konser Verdi…

Enkazdan Çıkan Ses, Barış İçin Söyledi… Antakya Medeniyetler Korosu Gent’teydi…

Nejdet Özkan Gent – Belçika’nın Gent kentinin kalbinde, tarihi Sint-Pieterskerk Kilisesi’nin gotik kemerleri, bu gece farklı dillerde ve inançlarda söylenen, ancak aynı duyguda birleşen barış ve kardeşlik ilahileriyle çınladı. 2008 yılında, kadim medeniyetler beşiği Antakya’da kurulan Antakya Medeniyetler Korosu (Antiochië Koor der Beschavingen), 6 Şubat depreminin derin yaralarını sarmaya çalışırken bile taşıdığı evrensel barış meşalesini Belçika’ya taşıdı. Unie van Actieve Verenigingen, Interlevensbeschouwelijk Platform Heusden-Zolder, Atakaş Şirketler Grubu, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Gent organizasyonunda Festival Voor Vrede VZW Gent iş birliğiyle düzenlenen konser, salonu hınca hınç dolduran Belçikalı, Türk, Kürt ve diğer milletlerden izleyicileri adeta büyüledi.

gazeteturk

——“Dinler, Barış İçin Bir Araya Gelebilir…Barış ve Kardeşliğin Örneğini Sunuyorlar”

gazeteturk

sarıgold

Sunucu Fatih Döner’in açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Aktif Dernekler Birliği (Unie van Actieve Verenigingen) Başkanı Hüseyin Aydınlı, sözlerine samimi bir teşekkürle başladı:

gazeteturk

“Kıymetli misafirler, saygıdeğer Gent sakinleri, bugün burada bizimle olduğunuz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Katılımınız yalnızca bir konsere değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında savunmaya çalıştığımız bir ideale, ‘birlikte yaşama’ idealine verdiğiniz destektir. Bugün bu sahnede, Antakya’nın kadim hoşgörü ikliminden süzülüp gelen bir sesi, Antakya Medeniyetler Korosu’nu dinleyeceksiniz. Bu koro, sadece şarkılar söylemek için değil, bizlere barışın, özgürlüğün, kardeşliğin ve beraberliğin somut bir örneğini sunmak için burada. Onlar, farklı dilleri, dinleri ve kültürleriyle tek bir yürek olup, tüm dünyaya kardeşliğin notalarla nasıl hayat bulduğunu gösteriyorlar. Bu anlamlı geceyi bizimle paylaştığınız için sizlere, bu güzel organizasyona emek veren tüm kurum ve kuruluşlara, canı yürekten teşekkür ediyorum.”

pergoskyverandas

——“Antakya, Birlikte Yaşamın Canlı Temsilcisiydi”…

Ardından söz alan Moslimexecutieve Başkanı Mehmet Üstün, dinleyicileri Antakya’nın sihirli dünyasına götüren bir konuşma yaptı. Kendisinin Karadenizli, Trabzonlu olduğunu ancak liseyi Antakya’da okuduğunu ve 15 yıl orada yaşadığını belirterek başladığı konuşmasında, Antakya’nın eşsiz mozaiğini şu sözlerle anlattı:

gazeteturk

“Antakya’da yaşadığım yıllar, hayatıma yön verdi. Orada gördüm ki, bir Sunnî, bir Musevî, bir Alevî, bir Ermeni, bir Ortodoks, sadece komşu değil, aynı sokakta, aynı mahallede, aynı pazarda, sanki tek bir inancın, ‘insan olma’ inancının mensupları gibi, iç içe, kardeşçe yaşayabiliyor. Bu, kitaplarda okuduğumuz soyut bir hoşgörü değil, yaşayan, nefes alan, hayatın ta kendisiydi. İşte bu güzel yaşamı tüm dünyaya örneklik teşkil etsin diye kurulan bu koro, tam da oradaki bu etnik ve inançsal renkliliği, o zengin mozaiği temsil ediyor. Ve inanın, dünyada 2500’ü aşkın konserle, Japonya’dan Amerika’ya, Rusya’dan Danimarka’ya kadar, Hatay’ın, Antakya’nın bu muhteşem hoşgörü ve barış mesajını yaymak için çabalıyorlar. 2009’da ilk kez geldikleri Belçika’ya onları yeniden getirmek nasip oldu.”

gazeteturk

Üstün, konuşmasının devamında dinler arası diyaloğun önemine vurgu yaparak, “Şunu sormak lazım: Dinler, kendi safi, özünde barışçıl temelini koruyarak, diğer dinlerle bir araya gelip, barış için, hoşgörü için, ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı omuz omuza durabilir mi? Ben inanıyorum ki evet, pekâlâ gelebilirler, ve gelmelidirler de! Bizler de bugün burada, bu inançla bir aradayız. Belçika’da son yıllarda ne yazık ki yükselen popülizm, ırkçılık, dışlayıcılık ve kutuplaşmanın karşısına, Hatay’dan gelen bu ilaç gibi sesi, bu şifa gibi nefesi çıkarmak istedik. Bu koro, buraya sadece şarkı söylemeye değil, bu şifayı dağıtmaya geldi” ifadelerini kullandı.

gazeteturk

Depremde yaşanan büyük yıkıma da değinen Üstün, Antakya’nın sadece fiziki olarak değil, kültürel hafızasıyla da yara aldığını, Kuran’da Yasin Suresi’nde anlatılan ve şehrin en eski camisine adını veren “Habibi Naccar” hikayesine atıfta bulunarak, bu toprakların binlerce yıldır inançların buluşma noktası olduğunu vurguladı ve kilise yetkililerine ve emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

—–“Sakın Kimse Bana ‘Olmayacak’ Demesin, Oluyormuş”

Konserin en dokunaklı anı ise, Antakya Medeniyetler Korosu’nun Orkestra Şefi Yılmaz Özfırat’ın sahneye çıkıp yaşadıklarını anlattığı andı. Mikrofona geçer geçmez, “Bu gece anlatacaklarımız aslında yüreğimizden geçenler” diyerek başladığı konuşması, dinleyen herkese hayatın kırılganlığını ve direncin gücünü hatırlattı:

gazeteturk

“Bizler buraya, bir konser vermek için gelmedik. Bizler bir enkazdan çıkıp geldik. Ve size şunu söylemeliyim ki, bizler hâlâ, o soğuk, o zorlu konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veriyoruz. 6 Şubat 2023… Hepimizin hayatını iki dakikada silip süpüren o kara gün… O iki dakikada, bizim de sizler gibi evimiz vardı, arabamız vardı, hatıralarla dolu eşyalarımız vardı. Ama hepsi, gözümüzün önünde, toprağa gömüldü. Biz koroda 200 kişiydik. Şu an 193 kardeşinizle buradayız. Kaybettiklerimizin acısı yüreğimizde… O günden sonra, bizler için en temel soru, ‘Bu akşam nerede yemek yiyeceğiz, içecek suyumuz nereden gelecek?’ oldu. İşte böyle bir ortamdan, size barışın ve umudun şarkılarını söylemeye geldik. O yüzden, sakın kimse bana hayatta ‘Olmayacak, yapamayacaksın’ demesin! Görüyorsunuz, oluyormuş”…

gazeteturk

Özfırat, Belçika’da bulunmanın kendileri için anlamını ise gözleri dolarak anlattı:

“Sizler, bizim orada nasıl bir mücadele verdiğimizi belki tam olarak bilemezsiniz. Burada, sizin sayenizde sıcak yataklarda uyuyabiliyoruz. Duşun altında, suyun kıymetini bilerek, 45 dakika kalabiliyoruz. Bizim orada, bir konteynerde, suyla 10 dakikadan fazla vedalaşamıyoruz. İşte siz, bize bu imkanı sağlayarak, bizim hayatımıza nasıl dokundunuz, bunu kelimelerle anlatmam mümkün değil. Hepinize, yürek dolusu şükranlarımı sunuyorum.”

—–“Gazze’ye Gidip Savaşı Durdurmaya Hazırım”…

gazeteturk

Özfırat, konser boyunca her şarkı öncesi yaptığı açıklamalarla, müziğin sadece bir sanat değil, aynı zamanda bir vicdan ve eylem çağrısı olduğunu gösterdi. İbranice bir ilahiyi seslendirmeden önce, “Bu şarkıyı, İsrail’deki kardeşlerimize armağan etmek istiyoruz” diyerek söze başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Amacımız, Ortadoğu’da, o kutsal topraklarda bir an önce son bulmasını dilediğimiz kan döngüsüne dikkat çekmek. Gazze’de yaşananları hepimiz görüyoruz, içimiz acıyor. Eğer biri gelip de, ‘Yılmaz, sen Gazze’ye gideceksin ve orada savaşı durduracak, barışı getireceksin’ dese, hiç tereddütsüz, bu an, şu an, hemen oraya giderim. Çünkü bizler, Antakya’nın çocukları, en büyük inancımızın ‘yaşamak ve yaşatmak’ olduğunu biliyoruz.”

gazeteturk

Hayatı boyunca 1999 İzmit ve 2023 Hatay depremlerini yaşadığını, enkaz altında 18 saat kaldığını, aynı apartmanda 18 komşusunu kaybettiğini ve ardından mide kanseriyle savaşıp midenin tamamının alındığını anlatan Özfırat, “Bana şaka yollu diyorlar ki, ‘Yılmaz, seni Allah herhalde peygamber gönderecek, ölümsüzlüğün böyle!’ Belki de öyle… Ama asıl olan, kimin ne zaman, nasıl öleceğini yalnızca Yüce Allah’ın bilmesi. Bizlere düşen, kalan ömrümüzde, bu güzel mesajı en gür sedayla haykırmak” diyerek sözlerini tamamladı.

——Çok Dilli ve İnançlı Bir Barış Şöleni…

gazeteturk

Konser, Özfırat’ın ilk şarkıyı Gent’teki kilise çalışanlarına armağan etmesiyle başladı. Akabinde, Sünni, Alevi ve Musevi ilahilerinin yanı sıra Türkçe, Ermenice, İbranice, Kürtçe ve Arapça şarkılar, kilisenin kutsal atmosferinde bir ahenk içinde yankılandı. Her bir parça, sadece bir müzik eseri değil, bir dua, bir yakarış ve bir umut mesajıydı. Konser, gurbetçi Türklerin gönlünde derin bir yer edinen Ayten Alpman’ın “Memleketim” şarkısıyla son buldu. Salonu dolduran herkes, bu kadim topraklardan yükselen barış, hoşgörü ve umut sesini dakikalarca ayakta alkışlayarak selamladı.

gazeteturk

Gent’in en büyük meydanındaki kiliseden yükselen bu evrensel mesaj, enkazın altından çıkıp dünyanın dört bir yanına ulaşıyordu… Acılar paylaştıkça hafifler, barış ise ancak birlikte inşa edilirse kalıcı olur.

——ANTAKYA MEDENİYETLER KONSERİNİN TÜM FOTOĞRAFLARINA ALTTA LİNK-İ TIKLAYIP BAKABİLİRSİNİZ…

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.838765452092993&type=3

Konsere katılanlar arasında; T.C. Anvers Başkonsolos Yardımcısı Tolga Yaşat, Gent Belediye Meclis Üyesi Simon Smagghe, Belçika Moslimexecutieve Başkanı Mehmet Üstün, Aktif Dernekler Birliği (Unie van Actieve Verenigingen) Onursal Başkanı Rıfat Can, Aktif Dernekler Birliği (Unie van Actieve Verenigingen) Başkanı Hüseyin Aydınlı, Aktif Dernekler Birliği (Unie van Actieve Verenigingen) Sekreteri Ahmet Arkan, Aktif Dernekler Birliği (Unie van Actieve Verenigingen) Sosyal Danışmanı Hatice Karakaya, Aktif Dernekler Birliği (Unie van Actieve Verenigingen) Çalışanı Rukiye Avcı, Aktif Dernekler Birliği (Unie van Actieve Verenigingen) gönüllü çalışanı Fatih Döner…

gazeteturk

Facebook Yorumları
pergoskyverandas
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.