Fransa’nın Yargıtayın Nihai Kararı…Behdad Jafari’nin Güney Kıbrıs’a İadesi Kesin Olarak Reddedildi…
Fransa’nın Yargıtayın Nihai Kararı…Behdad Jafari’nin Güney Kıbrıs’a İadesi Kesin Olarak Reddedildi…
Fransa, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İranlı iş insanı Behdad Jafari için çıkardığı Avrupa Tutuklama Müzekkeresi (ATM) talebini, üst mahkeme düzeyinde ve kesin olarak reddetti. Karar, AB hukukunun Kuzey Kıbrıs’ta askıya alınmış olması ve yetersiz delil gibi iki temel gerekçeye dayandı.
Fransız Yargıtayı (Cour de Cassation), Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin, Behdad Jafari’nin Güney Kıbrıs’a iadesini reddeden kararını onaylayarak, konuya dair iç hukuk yolunu tamamen kapattı. Yargıtay, Rum Yönetimi’nin temyiz talebini reddederek, iadenin önünde kesin bir hukuki engel oluşturdu.
——Sürecin Seyri ve Nihai Karar…
Jafari, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) aracılığıyla yaptığı kapsamlı açıklamada, hukuki sürecin tüm aşamalarını kamuoyuna aktardı. Buna göre, Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi Soruşturma Dairesi, 10 Aralık 2025’te ATM talebini reddetmişti. Rum makamlarının bu kararı temyiz etmesi üzerine dosya Fransız Yargıtayı’na taşındı. Ancak Yargıtay, savcılık tarafından sunulan gerekçelerin yetersiz bulunması ve dosyanın devamı için hukuki dayanak olmaması nedeniyle temyiz talebini reddetti. Böylece, istinaf mahkemesinin iadeyi reddeden kararı dün itibarıyla kesinleşmiş ve bağlayıcı hale gelmiş oldu.

——Kararın İki Temel ve Bağımsız Gerekçesi…
Jafari, mahkemenin kararını dayandırdığı iki temel hukuki gerekçeyi şöyle açıkladı:
***Yetersiz ve Tutarsız Delil:
Fransız makamlarının talebi üzerine Rum tarafından sunulan ek bilgi ve belgeler, isnat edilen mülkiyet suçlamalarının somut unsurlarını ortaya koymakta yetersiz ve uyumsuz bulundu. Sunulanların suç iddiasından öteye geçemediği, Fransız ceza hukukuna göre bir suç değerlendirmesi yapılmasına imkân tanımadığı belirlendi.
***AB Hukukunun Uygulanamazlığı:
İddiaların, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin etkin kontrolü dışında kalan” ve Avrupa Birliği müktesebatının askıya alındığı Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştiği açıktı. AB’ye katılım protokolleri uyarınca bu bölgelerde AB hukuku uygulanmadığından, bir AB mekanizması olan Avrupa Tutuklama Müzekkeresi’nin hukuken uygulanma şartlarının oluşmadığına hükmolundu.
Jafari, mahkemenin bu iki belirleyici sebep üzerinden karar verdiğini, Rum tarafının gündeme getirdiği diğer iddiaları (sivil uyuşmazlık niteliği, siyasi saikler vs.) ayrıca değerlendirmeye gerek görmediğini vurguladı.
——“AB Araçları Baskı Amaçlı Kullanılmamalı”…
Açıklamasında konuyu daha geniş bir perspektife taşıyan Jafari, Kıbrıs Rum tarafının AB üyeliğini, Avrupa Tutuklama Müzekkeresi gibi araçları tüm kıtada bir “baskı aracı” olarak kullanmak için suiistimal etmesini kabul edilemez bulduğunu ifade etti. Bu tür girişimlerin hukuka aykırı olduğu kadar, temel hak ve özgürlükleri de tehdit ettiğini söyledi.
Jafari, “Kıbrıs’ta mülkiyet sorunları, ancak kapsamlı ve siyasi bir çözüm ile nihai olarak ele alınabilir; bu meselenin bireysel bir ceza yargılamasına indirgenmesi doğru değildir” dedi ve hukukun üstünlüğü için mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
——Teşekkür ve Bilgilendirme Taahhüdü…
Sürecin sona erdiğini ve tüm adli kontrol tedbirlerinin kaldırıldığını aktaran Jafari, avukatları Özge Bengüsu ve danışmanı Erhan Erçin başta olmak üzere destek veren herkese teşekkür etti. Fransız yargı sisteminin titiz incelemesine, Türkiye Cumhuriyeti makamlarının yüksek hassasiyetle konuyu takibine, KKTC Cumhurbaşkanlığı’na, Dışişleri Bakanlığı’na ve Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği’ne minnettarlığını iletti. Gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Memleketimde.Net Gurbetçi Portali


