Belçika’da Türk Gençliği Uyuşturucu, Kumar ve Alkol Tuzağında…Neler Yapılmalı…
Belçika’da Türk Gençliği Uyuşturucu, Kumar ve Alkol Tuzağında…Neler Yapılmalı…
Nejdet Özkan BRÜKSEL – Dün sohbetlerimiz arasında Gent’te aile büyüklerimizin benden istekleri oldu. “Her gün yaşamın içinde konser, eğlence, yeme-içme ve gezmenin dışında Nejdet bey önemli bir kanayan yaramız var, bunu gazeteden de dile getirebilirmisin?”dediler.
Ben bunu çok aile büyüğünden duydum, istekleri bu şekilde. Benim yapabileceğim ancak yazmak. Ama bunu önlemenin yolu birlikte hareket etmekten geçiyor.
Belçika’da yaşayan Türk kökenli gençler, son yıllarda uyuşturucu, kumar ve alkol gibi bağımlılıkların pençesinde. Sosyal uyum sorunları, kimlik bunalımı ve aile içi iletişimsizlik, gençleri bu tehlikeli alışkanlıklara iten başlıca etkenler arasında. Peki bu çıkmazdan çıkış mümkün mü? Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, çözüm önerilerini sıralıyor.

——Karanlığa sürükleyen üç başlı bela…
Belçika’da özellikle Brüksel, Anvers, Gent ve Liège gibi şehirlerde yaşayan Türk gençleri, sokaklarda kolayca ulaşabildikleri sentetik uyuşturucular, yasa dışı bahis siteleri ve kültürel olarak normalleşmiş içki tüketimi arasında sıkışmış durumda. Flaman ve Valon makamlarının raporlarına göre, Türk kökenli gençlerde madde kullanım yaşı 13-14’e kadar düşmüş durumda.
—–Peki ne yapmalı?
—-Ailelere büyük görev düşüyor…
Uzman psikologlar, aile içi iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. “Çocuğunuzun arkadaş çevresini tanıyın, yargılamadan dinleyin, tehdit değil güvenli liman olun” önerisi öne çıkıyor.
Ailelere “Nasıl bir ergenle iletişim kurulur?” eğitimi verilmeli. Belçika sosyal hizmetlerinin bu konudaki kaynakları Türkçeye kazandırılmalı.
Okullarda bağımlılıkla mücadele ve hedef belirleme dersleri zorunlu hale getirilmeli. Matematiğin yanında “hayat bilgisi” de okutulmalı.
Gençlere bir hayal vermek. Onlara “Sen tamamlayamazsın, sen okumazsın, sen takılırsın” diyen kalıpları yıkmak. Belçika’da bir Türk genci, avukat olabilir, pilot olabilir, mimar olabilir, sanatçı olabilir. Yeter ki ona inanan biri çıksın.
Bir baba düşünün, iki işte çalışıyor, oğlunun odasının kapısını çalmaya vakit bulamıyor. Bir anne düşünün, dil bilmediği için okul toplantısına gidemiyor, çocuğunun arkadaşlarını tanımıyor. İşte bu evde büyüyen genç, bir gün bir karton sigara, bir şişe votka, bir bahis sitesi bildirimi ile tanışıyor. Ve kimse fark etmiyor, ta ki çok geç olana kadar.
——Gençlik merkezleri ve spor tesisleri yaygınlaştırılmalı…
Belçika’daki Türk dernekleri, gençlere yönelik ücretsiz spor kursları, sanat atölyeleri ve eğitim destek programları düzenlemeli. Ücretsiz spor salonları, müzik stüdyoları, robotik atölyeleri kurulmalı. Çünkü boş vakit, dolu baş belasıdır.
Hiçbir gencin “görünmez” olmadığını hissettirmek. Belçika’daki Türk dernekleri, camiler, kültür merkezleri ve hatta kahvehaneler; gençler için birer umut limanı olabilir. Ama bunun için sadece laf değil, somut adım şart.
——Rol modeller ve mentorluk sistemi…
Üniversite eğitimi almış, suça bulaşmamış, topluma faydalı Türk kökenli genç profesyoneller, risk altındaki küçük yaştaki gençlere mentorluk yapmalı. “Sokak değil, kütüphane ve laboratuvar havalıdır” anlayışı yerleştirilmeli.
——Belçika makamlarıyla iş birliği şart…
Türk sivil toplum kuruluşları, polis, okul rehberlik servisleri ve sosyal hizmetlerle koordineli çalışarak erken uyarı sistemleri kurmalı. Uyuşturucu satıcılarına karşı mahalle bazlı bilinçlendirme yapılmalı.
——Dini ve manevi rehberlik…
Cami dernekleri ve din görevlileri, gençlere yalnızca ibadet değil, hayat becerileri, bağımlılıkla mücadele ve hedef belirleme konularında da rehberlik etmeli. Suçlayıcı değil kucaklayıcı bir dil kullanılmalı.
—–Kumar ve alkol konusunda yasal bilinçlendirme…
Belçika’da yasal gibi görünen bahis sitelerinin ve alkol satışının gençler üzerindeki yıkıcı etkisi anlatılmalı. Okullarda bağımlılıkla mücadele dersleri zorunlu hale getirilmeli.
—-İnanmak ve birlikte hareket etmek…
Belçika’daki Türk gençliğini karanlık yollardan kurtarmak imkânsız değil. Ancak bu, T.C. Büyükelçiliği’nden Başkonsolosluklara, ailelerden sivil topluma, dini kurumlardan resmî makamlara kadar herkesin taşın altına elini koymasını gerektiriyor. Gençlere “Sen değerlisin, senin için bir umut var” mesajını göstermekle başlıyor her şey. Unutmayalım, Bugün kurtardığımız her genç, yarın bir başkasına ışık olabilir…
Bu yazıyı okuyan herkes, bugün bir gencin kapısını çalsın. Ona sorsun “Nasılsın? Yardıma ihtiyacın var mı? Hayalin ne?” Belki de onu kurtaracak cümle, işte o an kurulacak…
Memleketimde.Net Gurbetçi Portali


