Çanakkale Deniz Zaferi…

18.03.2022 03:33 | Son Güncellenme: 18.03.2022 03:38
A+
A-

Çanakkale Deniz Zaferi…

Çanakkale Deniz Zaferi hatıralarımızda her zaman canlı tutulması gereken tarihi bir olaydır. Dünyanın en büyük donanma gücü Çanakkale Boğazı’ndan geçerek İstanbul’u almak, ülkemizi çökertmek ve parçalamak istemiştir. 18 Mart 1915 günü 29 Şubat’ta başlayan boğazı geçme teşebbüsü Türk Deniz Kuvvetlerinin ve kara topçularının başarılı savunma hareketiyle bozguna uğratılmıştır. Denizden boğazlarımızı geçemeyen düşman kuvvetleri bu sefer karadan geçmeyi denemiş, 8,5 ay süren çatışmalara rağmen Seddülbahir, Arıburnu ve Anafartalar’ın dar şeridinden öteye geçememişlerdir.

Şanlı tarihimiz kahramanlık destanlarıyla doludur. Ecdadımız, i’lâ-yi kelimetullah için nice beldeleri ve gönülleri fethetmiştir. İslam’ın izzetini, Müslümanların haysiyetini ve mukaddes değerlerini müdafaa etmek için canından, cananından, bütün varından vazgeçmiştir. Ancak tarihin hiçbir döneminde özgürlüğünden ve bağımsızlığından ödün vermemiştir. Zulme rıza göstermemiş, zalime boyun eğmemiştir.

Ayet :“Sonra Allah, Resûlü’nün ve müminlerin üzerine iç huzuru ve güven duygusu veren rahmetini indirdi, ayrıca göremediğiniz ordular gönderdi ve o inkârcıları ağır bir yenilgiye uğrattı. Kâfirlerin cezası işte budur!”Tevbe 26

sarıgold

İşte, bundan tam 107 yıl önce kazandığımız Çanakkale Zaferi de, Rabbimizin lütuf ve inayeti, milletimizin iman, cesaret ve fedakârlığıyla verdiği eşsiz bir imtihanın, çetin bir mücadelenin adıdır. Annelerin dualarıyla cepheye koşan, vatanı uğruna canından geçmeyi canına minnet sayan kuzuların, dünya durdukça unutulmayacak destanıdır.

Çanakkale, zulmün ve küfrün her türlü imkân ve silahına karşın, iman dolu yüreklerin kıyâm ettiği, yerin ve göğün “Allah-u Ekber” nidalarıyla inlediği bir şahlanıştır.

Hadis : “Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve onlarca kez yeniden şehit olmayı ister.”Buhârî, Cihâd, 21.

Bizlere düşen, Çanakkale’de şahlanan bu muazzam ruhu diri tutmaktır. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi korumaktır. Milli ve manevi değerlerimize sımsıkı sarılmaktır. Ecdadımızın aziz hatırasına, şehit ve gazilerimizin emanetine sahip çıkmaktır. Çanakkale Zaferi’nin ardındaki diriliş ruhunu gelecek nesillerimize aktarmaktır.

Bu vesileyle tarih boyunca hak ve hakikat uğruna canından geçen aziz şehitlerimizi, İstiklal ve istikbalimiz için mücadele eden kahraman gazilerimizi, hürmet, rahmet ve şükranla yâd ediyorum.

Sonuç itibariyle hayat sürecinden yaşanılanlardan ibret alarak dünya genelinde örnek insan millet olmak bizlere yakışır

İşte meselenin püf noktası burası. O Çanakkale ruhuna sahip olalım ki, bugünkü Çanakkaleyi hep koruyalım. Bugün geçilmek istenen Çanakkalemiz aile yapımızdır. O gün Çanakkale’yi geçemeyenler sırrını araştırdılar. Ve müslümana dışardan saldırmanın kendilerini asla zafere götüremeyeceğini anladılar. Ancak içerden saldırılarla sonuç alacaklarını gördüler. İçerde bizi sağlam tutanın da aile yapımız olduğunu gördüler. O gün Çanakkale’yi geçemeyenler bugün ailemizi geçmek istiyorlar.

Ayet :“ Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.”Bakara 154

İnsanoğlunun kendisine verilmiş en kıymetli nimetlerin başında hayatı gelmektedir, İnsanın kendisine sunulmuş olan bu hayatını din, vatan, millet, bayrak, namus gibi milli ve manevi değerlere adaması ise, dünya ve ahiret için en yüksek mertebelere ulaşmasına vesiledir. İslam Dini’ de vatanın korunmasına önem vermiş, bu uğurda yapılan görev başında ölünürse şehit olarak Rabbimize kavuşulacağı müjdelenmiştir. İnsan olarak hepimizin hayatında din, iman, istiklâl, bayrak ve vatan sevgisi gibi kutsal sayılan değerlerimiz vardır. O halde her insanın bu değerlere bağlı olması, gerektiğinde bunlar için kanını ve canını vermesi dinî ve millî bir görevdir.

Çanakkale’de canlarını ortaya koyarak bizlere bu vatanı emanet eden şehitlerimize ve gazilerimize minnet borcumuz vardır. Onların bu fedakarlığını unutmamak ve onların savunduğu davaya sahip çıkmak vazifemizdir. Onların, din, iman vatan ve millet için mücadele ettiklerini nesillerimize de öğretmeliyiz. Onları her zaman hayırla, minnetle ve muhabbetle anmalıyız.

vatanın milletin müdafaası sulhu selameti içn canlarıyla müdahale eden kanlarıyla toprağını sulayan nidalarıyla her yeri inleten yürekli imanla ecdadımızın ruhları şad olsun mekanları cennet olsun

Vatanımızı milletimizi Cenabı Allah her türlü düşmanlıklardan muhafaza eylesin Amin …

Facebook Yorumları
ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Canpol Eskişehir