Almanya ve Hollandalı Siyasetçiler, Almanya ve Hollanda’daki Seçim Kutlamalarında Erdoğan’a Oy Verenleri Hedef Alıyorlar…

Almanya ve Hollandalı Siyasetçiler, Almanya ve Hollanda’daki Seçim Kutlamalarında Erdoğan’a Oy Verenleri Hedef Alıyorlar…
30.05.2023 15:46
A+
A-

Almanya ve Hollandalı Siyasetçiler, Almanya ve Hollanda’daki Seçim Kutlamalarında Erdoğan’a Oy Verenleri Hedef Alıyorlar…

Önce Hollandalı aşırı sağcı siyasetçi Geert Wilders, şimdi de Türkiye kökenli Almanya Federal Tarım Bakanı Cem Özdemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy veren Türkleri hedef aldı. Özdemir, Almanya’daki seçim kutlamalarını ‘Almanya’daki çoğulcu demokrasinin reddedilmesi’ anlamına geldiğini söyledi. CDU/CSU’lu politikacılar Özdemir’e tepki gösterdi.

28 Mayıs Pazar günü Türkiye’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden kazanması üzerine Avrupa’nın birçok ülkesinde kutlamalar yapıldı.

Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenliler, ellerinde bayraklarla konvoylar eşliğinde Seçim zaferini kutladı.

Ancak bu kutlamalar ve Erdoğan’a olan destekleri bazı politikacıları rahatsız etti. Türkiye kökenli Almanya Gıda ve Federal Tarım Bakanı Cem Özdemir de Almanya’nın çeşitli kesimlerinde sokaklara çıkarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kazandığı zaferi kutlayanları eleştirdi.

sarıgold

Özdemir’in, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Otomobil konvoyları biraz otoriter politikacının masum taraftarlarının kutlamaları değildir. Bu bizim çoğulcu demokrasimizi reddetmektir. Bu bizim çuvalladığımızın göstergesidir. Bu görmezden gelinemez” dedi.

Özdemir’e cevap ise ana muhalefet CDU/CSU’dan geldi. CSU’lu Avrupa Parlamentosu milletvekilli ve parti güdümlü Hans Seidel Vakfı Başkanı Markus Ferber, “Evet, Erdoğan’ın bizden daha iyi ulaştığı çok sayıda Alman-Türk var. Bu durum değişmeli. Ama bu, Erdoğan’ı seçenleri eleştirmekle olmaz. Seçmenlere küfür etmekle hedefe ulaşılamaz” diyerek Özdemir’i eleştirdi.

CDU’lu dış politika uzmanı Johann Wadephul da Özdemir’in yaklaşımına sert tepki gösterdi.

Wadephul, “Özdemir şimdi Türkleri sınır dışı mı etmek istiyor? Bu Annalena Baerbock’un dış politikası için ne anlama geliyor? Özdemir, Kılıçdaroğlu’nun radikal sığınmacı söylemlerine ne diyor? Federal hükümetin basit açıklamaları birçok soruyu yanıtsız bırakmaktadır” dedi.

CDU/CSU Federal Meclis Grubu Genel Sekreteri Thorsten Frei da Özdemir’in söylemlerini eleştirdi. Frei, “Özdemir, bizim çoğulcu demokrasimizin reddedildiğinin açık bir şekilde görüldüğünü dile getirmektedir. Bu, Özdemir’in daha gerçekçi ama ülkemizdeki uyum sorunlarına Federal İçişleri Bakanlığı’ndan daha saf bir gözle baktığını göstermektedir. Göç dalgasının etkilerini açık ve dürüst bir şekilde tartışmanın zamanı çoktan gelmiştir. Şu çok açık; Düzenli göçü gerçekleştirmeliyiz ve ülkeye göçü sınırlandırmalıyız. Şayet uyum yatar, paralel toplumlar oluşursa, bu tüm toplum için bir sorun olur” dedi.

———-Hollandalı Irkçı Lider Geert Wilders’tan skandal çağrı: Erdoğan’a oy verenlerin ülkeden gitmesini istedi

Hollanda Özgürlük Partisi Başkanı, ırkçı siyasetçi Geert Wilders de Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi sonrası Türkleri hedef almıştı.

Hollanda’nın ırkçı siyasetçilerinden Wilders, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından skandal bir çağrı yaptı. Wilders, Erdoğan’a oy verenlerin Hollanda’dan gitmesini istedi.

Wilders Twitter hesabın yaptığı paylaşımda “Hollanda’da Erdoğan’a oy veren tüm Türklerin artık çantalarını toplayıp Türkiye’ye taşınmasını temenni ediyorum. Güle güle!” ifadelerini kullanmıştı. Wilders, tepki çeken bu paylaşımının ardından Türkiye’nin battığını öne sürerek “Güle Güle Türkiye” yazmıştı.

Facebook Yorumları
Yorumlar

  1. Muhammed dedi ki:

    Türkiye’ye değil, Afrika bölgesinde yada güney Amerika ülkelerinde bir yerde iltica etmeye düşünüyorum. Ben artık bu lanet toplumun dünyasında yaşamak istemiyorum, hepsinin canı cehenneme. Bu AKP’liler hepsi münafık fasıklar topluluğudur, bu fasıkların münafıkların ülkesinde yaşamaktansa, hristiyan yahudi ortodoks budistler toplumun içinde bir hayat yaşamaya tercih ederim. Dinin direği rükû secde etmek değildir. Salât toplumsal yardımlaşma dayanışmadır. Bu ülkede hangi din ve nasıl bir iman kaldı? Her kişi kendi gönlünce, kendi aklınca, Allah’a yönelir. Kimi; bir çiçeği, bir böceği, bir kuşu düşünerek, ondaki hikmeti anlamaya çalışarak, kimi de bir kişinin sıkıntısında Allah rızası için ona yardım için koşarak salâta uymuş olur. Salât yalnızca bedensel namaz olarak düşünürsek, kelimenin Kur’ân’i anlamını örtmüş oluruz. Salât, Allah’a bağlılık şuuruyla hareket etmek demektir. Allah’ı unutmadan yapılan bir alışveriş bile salâttır. Çünkü Allah’ı unutmadan yapılan bir alışverişte karşımızdakinin zerre miktar hakkını yiyemeyiz. Eğer kişi salât şuurunu hayatına geçirirse, kimseye zerre kadar zarar veremez. Anlıyoruz ki salât çok derin anlamlar taşıyor. Kâmil bir kişiye sormuşlar: Hazreti Muhammed namaz kılar mıydı? O da demiş ki: Onun namazını anlatmaya dil yetmez, anlamaya gönül yetmez. O sultanın namazını kendi şekil namazıyla kıyaslama hadsizliğine düşenin vay haline. Diyanet’in ve DİTİB camiler içinde namaza durmak hak değil batıl olur. Eğer bu camilerde saflar arasında Allah’ı görürseniz benden selam söyleyin.

  2. Muhammed dedi ki:

    İşte ahlaksızlık tam da budur. Zira insanoğlu çiğ süt emmiştir, her işinde hile ve inkârcı taraftar olurlar şayet ahlâkı bozuksa. Müslümanlar neden Ahlâksız. Oysa bu alttaki ayetler ortadayken bunları hangi rafa kaldırdınız. “Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin. (Kalem 68:4) Tabiki birde şu ayet var. “Bu da, bir millet kendilerinde bulunanı (güzel ahlâk ve meziyetleri) değiştirinceye kadar Allah´ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır. Gerçekten Allah işitendir, bilendir. (Enfâl 8:53) O zaman bu ayeti de unutmadan ilave edelim ne dersiniz. “Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlâksız, nankör (insanlar) doğururlar (yetiştirirler).” (Nûh 71:27) Avrupa ülkesinde yaşayan milyonlarca insan, yaşadıkları ülkelerde demokrasinin hazını alırken, cepleri EUR ve altlarında Jeep, Mercedes, BMW, Porsche gibi arabaları kullanırken. Yılın 12 ayında et, salam, sucukları lopur lopur tüketirlerken, yaşadıkları ülkede SPD gibi partilere Sosyal Demokratlara oy verirlerken, benim bizim hakkımızı hukukumuzu koruyor diye bu partilere oy verirken, ancak Türkiye söz konusu olduğunda muhafazakarlığa dindarlığa soyunarak Milli Görüş gömleğini çıkartanlar gibi gömlek çıkartarak AKP oy veriyorlar. İşte budur ahlaksızlığın danizkası. Niçin askıda ekmek kuyruğunda, soğukta et kuyruğunda v.s. v.b. bekleyen, hak hukukun olmadığı bir ülkede yaşayan fakir fukara yetim öksüz insanların kaderleriyle geleceğiyle oynarsınız. Allah’ın esmasında ayrı düşmek istemeyen müslüman bir mümin, İnsan yaradılış programı gereği, Allah’ın bütün isimlerini, bütün sıfatlarını bedeninde, bilincinde, aklında insani bütün şuurunda değerlendirebilme okuyabilme içselleştirebilme gücüyle yaratılmış, Allah’ın aşkıyla yaratılmış bir canlı bir varlık. Oysa biz “La İlahe İllallah” dediğimiz vakit, putlar yok, sedece İllallah, Allah var diyoruz. AKP iktidarında Liyakat ile Yalakalık. Liyakat olmaksızın bir yerlere gelinmesi halinde beyin Putperestlik hormonları salgılayarak bağımlılık yapıyor. Ve ortamda İslam anlayışınızda hiç bir gelişme olmuyor dalkavukluk sebebiyle. Dolayısıyla AKP nasıl Ahlâksız Kahpe Parti ise, bu partiye oy verenlerde bir o kadar ahlâksızdır. Velevki bu ahlâksızlar bizim anamız babamız bile olsa. Peki düşünme bilim merkezleri nedir. Düşünce üretme sistemi ve Ahlâklı insan nasıl düşünce üretir. Yada felsefe nedir? Felsefe; varlık, bilgi, değerler, gerçek, doğruluk, zihin ve dil gibi konularla ilgili soyut, genel ve temel problemlere ilişkin yapılan sistematik çalışmalardır. Felsefe ile uğraşan kişilere filozof denir. Günümüzde artık bu düşünür filozoflar yok oldular. Oysa onlarda gelmiş geçmiş peygamberler gibi düşünürlerdendi. Peki felsefe nasıl yapılır? Karar verme veya problem çözmedeki temel konuları anlama yeteneği; ilgili sorunları birbirine bağlayan genel ilkeleri belirlemek; kanıtın gücünü ve zayıflığını değerlendirmek felsefe yapmak için gerekli yetiler arasında en önemlisini oluşturmaktadır. Felsefe insana ne kazandırır? – Özgür düşünce yapısı ile sorgulamayı güçlendirir. – Önsezi yeteneğini geliştirir. – İnsanın başına gelebilecek birçok beladan kurtulma imkanı verir. – Devamlı olarak irdeleyen ve soruşturan bireyler yaratma imkanı sağlar.

Canpol Eskişehir