Kırgın Haziran...Yoksun...

Köşe Yazıları / SERKAN UÇAR

Kırgın Haziran...Yoksun...

Kırgın Haziran

Yoksun!
Bir türkü gezinir dudağımın kıyısında,
Eşkali tanış değil,
Yüzü yara
Yüzü acılara dönük
Yüzü ayrılıklara…
Isırsam, kanayacak biliyorum,
Fırlatıp atsam çok kırılacak
Sussam,
Razı gelsem, benim canım yanacak
Biliyorum….

Yoksun!
Kurşuna vebal her bakışım,
Canından bezgin,
Tetiğin boynunda ve namlunun ucunda
Sıkılsam kaç aşk ölür,
Kaç şiir yetim kalır, kim bilir!

Yoksun!
Yüzüm düşüyor kapı önlerine,
Süpürüp atıyorlar, elinden tutup kaldırmak yerine
Yüzüm ki aşk,
Yüzüm ki yüzün….
Tüm hüzünler aftan salıverildi
Görsen, öyle serseriler, öyle başı boş
Kazara hangisinin elini sıksam, geçmiş olsun desem,
Bir ahbaplık başlasa aramızda kazara, inan halim perişan
Ruhuma geçecekler,
Kalacaklar,
Gitmeyecekler biliyorum….

Yoksun!
Bütün yolların gözleri mahmur,
Hepsi gelişini,
Gülüşünü beklemekten yorgunlar,
Bilirsin, beklemek ölmekle aynı ahvaldir,
Bütün yasaları bir bir ihlaldir
Uykusuz bütün kaldırım taşları,
Sokak lambalarında fer kalmadı
Yarasalar toplu intiharlarla can veriyor
Bütün bunlara sebep beni gösteriyorlar,
Seni sevmekten failim sevgili,
Biliyorlar!

Yoksun!
Hangi öksüz çiçeğin saçını koklasam, ellerin
Hangi denize dalsa gözlerim, gözlerin
Bütün kuşların ağzında senin sesin,
Çocukların yanaklarında gül gül,
Al al gülüşün….

Yoksun!
Hangi yaranın kabuğunu kaldırsam altında bir gidişin
Ahh yoksun,
Suyun bile kanı ısınmıyor güneşe
Karıncalar tembel,
Gülüşümü yoluyorum yüzümden
Her yan harap,
Her yan viran,
Görsen nasıl solgun, kırgın Haziran….

Serkan UÇAR / 05.06.2017

  • Tarih: 06.06.2017 03:52