İzinde gurbetçilere verilen değer...

Köşe Yazıları / Hakan Karadağ

İzinde gurbetçilere verilen değer...

İnsanlar hayatı yaşamaya çalışırken bir sene boyu her türlü hava şartlarında gurbet diye ifade edilen vatanından uzak yerlerde kendisinin ve ailesi rızkını temin etmek için her türlü zorluklara katlanarak, değişik fedakarlıklara göğüs gererek, insan gücüyle kendini ispat etme, vucutsal olarak çalışıp gayret göstermesi, tecrübeyle beraber dünyalık kazançların elde edilmesi, iç ve dış huzurunu sağlamasıyla yeterli oluyor.

Dünyanın neresinde olursa olsun hangi şartlarla karşılaşırsa karşılaşsın maddi ve manevi hayatı takip etmesi insan olarak görevi ve sorumluluğu içerisindedir.

Yaratıcının hayatın her diliminde imtihana tabi tutması kendisinin günlük haftalık aylık yıllık hatta ömürlük planla inanç sistemine uyarak rehber olan yol haritası kitabını takip ederek klavuz olarak peygamberinin ilahi sisteme bağlı kurallarını tatbik etmesi her daim refaha ulaştırmıştır.

Halk ifadesiyle bizlerde vatanımızdan kilometrelerce uzak yurt dışında değişik sebeplerinden dolayı rızık temini inancı yaşama yaşatma dinimizi anlama ve anlatma kitabımızı okuma ve okutma var olan gerçeklerin hayat uygulanması adına birer tebliğciyiz?

Hal böyleyken gelişen hayat şartları teknoloji hayat standartlarını yaşama sistemini kolaylaştırsa da insanlığa birlik beraberliğe iç ve dış yaşanılan duygusallığı hayat dramasını ikamet ettiği ülkede yabancı senede kısada olsa izine gittiği, vatanında (almancı! yabancı! gavurcu! gurbetçi?) olarak ifadelerle karşılaşıyor.

Hani iş de çalışırsında günün işin stresi, yorgunluğu ,yoğunluğu; insanı yorar dinlenme ihtiyacı doğurur azda olsa iki kelam konuşabileceği derdini anlatıp paylaşabileceği manevi rehbere ihtiyaç duymakta bunlarda senede birkez vatan millet hasretiyle özlemiyle

duygusallığıyla canını doğup büyüdüğü veyahut sahip olduğu öz değerlerini hatırlama dinlenme yaşama faydalı olma saygınlığını koruma umduklarını bulma aşağılanmadan ikinci sınıf vatandaşlık muamelesi görmeden huzurlu gidip neşeyle dönmek her gurbetçinin hayaledir? fakat zaman geçtikçe sadece getirmiş olduğu maddiyattan faydalanma fırsatçılık yapılarak değişik muamele görmesi hayal kırıklığına uğratmaktadır!

Hayatın her sahasında çarşıda ,pazarda ,havada, denizde ,karada, hava limanlarında, gümrüklerde ,işlerinin takibinden dolayı dairelerde eğlenipde stres atalım dediği dinlenme yerlerinde hulasa her ortamda umduğunu bulamayıp istediği muameleyle karşılaşamayıp kendi parasıyla insanlık değerlerini bulamayıp herkes gibi hak etmiş olduğu itibardan uzak bir şekilde tekrar vaktin nasıl geçtiğini anlamadan acaba bu izin bizim için huzur kaynağımı oldu yoksam içimizi burkan bir süreç takibimi oldu ne derseniz deyin; Millet olarak dünyanın neresinde olursak olalım vatandaşlık hak ve hukuklarımızı savunamayıp kendimizi ifade edemediğimiz için hep hayat itilip kalkmayla devam edecektir?

Çözüm olarak hep beraber nerede olursak olalım karşılıklı anlayış hoş görü saygımızı sevgimizi inancımızla ölçülü bir şekilde dengede tuttuktan sonra hayat süreci herkes için huzur merkezi olur.

Hayatı anlamaya, biraz derinlemesine düşünmeye değmezmi...

  • Tarih: 22.08.2019 23:19