İnsanlar Hayata Neden Farklı Bakıyor...

Köşe Yazıları / Hakan Karadağ

İnsanlar Hayata Neden Farklı Bakıyor...

İmtihan için gönderilen insanlar hayatı inanca göre orjinal bir şekilde değilde kendi istek ve arzuları doğrultusunda hareket eden farklı yaşantı içerisine giren gerçek inançla ibadeet ve duaları ihlaslı takip etmek müslümana yakışan güzel takdire sayan davraniıştır hayat sartları her zaman degişebiliyor insanlar ne oldum delisi oldu haline şükürden uzaklaştı nankörlük zirvesine ulaştı farklılık insanlığa yenilik getirir hayat zaten öyle değilmi çalışarak kazanarak başarıya ulaşmak insanlık seviyesini korumak herkesin görevidir

Farklı bakış islami inancı yaşantıyı anlayışı ön plana çıkarır.

Hadis:“Allah’ın, kulları üzerindeki hakkı, kulların sadece O’na ibadet etmeleri ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamalarıdır.” Bunu yaptıkları takdirde, “Allah’ın kuluna azap etmemesi ve onu cennetine koyması”

Müslim, Îmân, 48; İbn Hanbel, V, 239.

Yüce Rabbimiz, samimiyetle kendisine iman eden kullarından razı olur. İmanında samimi olmak, gönülden ibadet etmeyi ve güzel ahlâka uygun yaşamayı beraberinde getirir. Mümin, Allah Teâlâ’ya olan muhabbetini, saygısını ve bağlılığını ibadetleri kadar, temiz ve nezih davranışlarıyla da gösterir.

Başımıza gelen her olay elbette Rabbimizin kudreti, ilmi ve takdiri iledir. Ancak yaşadığımız sıkıntılarda, insanoğlunun zaaflarının ve ihtiraslarının da önemli bir rolü vardır. Havanın, suyun ve toprağın kirletilmesi; fıtrata uygun, temiz ve helâl olan şeylerden uzaklaşılması, hastalıkların yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır.

Ayet“İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.”Rûm, 41.

İnsanoğlu kimi zaman nankör ve bencil, kimi zaman da aceleci ve gafil davranabilir. Biz kuluz. Bazen Rabbimizin bizi her an gördüğünü, duyduğunu ve bizden salih ameller beklediğini unutabiliyoruz.

Günaha düşüyor, bilerek ya da unutarak hata edebiliyoruz. Yolumuzu kara bulutlar kapladığında, ayağımız kaydığında, gözümüze perde indiğinde pişman olacağımız işler yapabiliyoruz.

Ancak ne olursa olsun yegâne sığınağımız “merhametlilerin en merhametlisi” olan Yüce Allah’tır. O, affedicidir, affetmeyi sever. Merhamet ve mağfiret kapısını son nefesimizi verinceye kadar açık tutar.

Kur’an-ı Kerim’de “Ey kendilerinin aleyhine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.” Zümer, 53.

Ayet:Kur’an bizi uyararak şöyle diyor: “Allah’ı unutan ve bu yüzden de Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.”Haşr, 19.

İnsanlar hayatı nasıl farklı yaşamak ister !!!

Sorumluluk istemez kendi kazandıklarını kimseler yemesin

Paylaşmayı sevmez kendi şahsi çıkarlarını düşünür

İnanca Göre değil kendi istek ve arzusuna göre yaşar

İşin aslına bakıldığında inancı detaylı hayata uygulamaya çalışan insan yanlışlara meyletmez iyi olanları hem yapmaya çalışı ve faydalı olabilmek için elinden gelen gayreti sonuna kadar takip eder

Ne mutlu o kimselere ki ?

Hayatı farklı olarak yaşarken dinin inancın insanlığın hayırlı kurallarına Göre yaşanması insanları devamla huzurlu ve mutlu eder.

Her zaman önemli olan hayata farklı bakarak her şeyden ibret alarak islama Gore örnek olmak görevimiz olmalıdır.

  • Tarih: 24.08.2020 13:39