İnancın Takibi Hayatı Kolaylaştırır...

Köşe Yazıları / Hakan Karadağ

İnancın Takibi Hayatı Kolaylaştırır...

Yaratıcının hayat bahşettiği güden buyana mahlukatın her türlü rızkının nasipleri dairesinde verilmesi hamda üvgü şükürle sabır arsındaki yaşanılan bir süreci; doğumundan ölümüne kadar ,geçen inişli çıkışlı imtihan sahasındaki rolü sağlam inançla bağlantı yapılması iç ve dış huzurun sağlanmasına vesile olacaktır.

Her insan hayat sürecinde her işinin kolay olmasını ister; bazen emek sarf etmeden ,gayret çaba harcamadan ;hatta çalışmadan alın teri dökmeden maddi ve manevi değerlere sahip olmak ister. “İnsan için ancak çalıştığı vardır.Necm 39” işte bu niyet ve düşünceler insanları imtihan dünyasında oyalarken verilen ömür sermayesi ,farkında olmadan bitiveriyor ;Birde geriye dönmek istiyor fakat okun yaydan çıktığı !geri dönmediği gibi “olmuşla ölmüşe çare bulunamadığı” bir olgunun fark edilmesi hayatın gerçeklerini ortaya çıkarıyor. halbuki ilahi sistemde yaratıcı insanlığın dünyadaki hayat akışı ahirete yatırımı daha kolay ve rahat olsun diye inanç, peygamber, din, kitapla destek vermesi kolaylığın en büyük ispatı olsa gerek.

Maalesef insanoğlu inatla nefsani ve şeytani fikir ve düşünceler yardımıyla verilen hayat kolaylığını kendi yaptıklarıyla zora sokuyor çıkmaza sürüklüyor. "Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.Yunus 44" Dikkatlice bakıldığında İslam medeniyetinin üstün meziyetleri hemen her alanda kendini gösterir. Ancak bazı yanlışlıklar yüzünden, islam dinin ve medeniyetine imajına zarar verildiği de bir gerçektir. Bu olumsuz durumların gerçekleşmesinde asıl sebeb; İslamın hakikatini anlama çabasından uzak,olunması yanlış din

Yorumlarından kaynaklanan hurafelerin ve geleneklerin din edinilmesidir, bid’adlerdir ve dini nefislerine ve menfaat hırslarına esir eden istismarcı anlayışlardır. Bunlar her devirde olmuştur ve zamanımızda da vardır.islam dinine mensup olan müslümanların bu tür tehlikelerden uzak tutulmaları gereklidir. İşte bu noktada bizim mes’uliyetimiz daha da artmaktadır. Buların hepsi hayalen değil yaşantıyla olmalıdır. Herkes kuran-ı kerimin mealini kendi dilinden okuyarak anlayarak hayatına uyguladığı zaman hayat kolaylıkla akıp gidecektir? Bizler camilerimizde mescidlerimizde eğitim yerlerimizde insanlarımızı eğiten, dinimizi ve kültürümüzü en güzel şekilde temsil etmeye çalışan müslümanlar olmak zorundayız. Bizlerin sorumluluğu bilhassa yaşadığımız Avrupa ortamında çok daha büyük hassasiyet arzediyor. “insanların ,müslümanların hayatının zorlaştırılmamasıdır.” Bizler islama göre örnek olan müslümanlar olarak iki hususa hassasiyet göstermeliyiz.

Birincisi, kendi inanç anlayışımız islama göre , İkincisi ise, yaşadığımız bir toplumdaki sosyal hayatımızın konumudur.

Kısacası biz hakkın rızasını, çatışmada değil, birbirimizi anlamada bulmalıyız. Yaptığımız tüm faaliyetlerde yalnız Allah rızasını gözetmeli, bunu samimi bir şekilde yaşamalıyız. Nitekim bütün peygamberler ilahi görevlerini hep bu ihlas temeline oturtmuşlar, hizmetlerini peşin olan hiçbir karşılığa feda etmemişlerdir. görev faaliyet çalışmak kazanmak hedefe ulaşmak seviyeyi korumak birlik beraberliği daim sağlamak islamın kolaylığını yaşatmak tek kelimeyle Her türlü fedekarlıkla olur…

  • Tarih: 07.11.2018 00:53