İnanca Göre İnsanların Derecesi Nasıl Olmalıdır...

Köşe Yazıları / Hakan Karadağ

İnanca Göre İnsanların Derecesi Nasıl Olmalıdır...

İnsanları insan yapan belkim sultan yapan inançtır imtihan süreci insanlik için devam ederken herkes üzerine düşen kulluk görevini yapması sorumluluğunu yerine getirmesi inancı takip ederek ibadetlerle dualarla kaliteli insan olarak sağlam kalektere sahip olması doğruluk dürüstlük ahlaki değerlerin yerine getirilmesi insanlık seviyesinin korunması inancın yaşanmasına bağlıdır.

Sözde inandım demekle yaşantı düzeni olmadığını özde içtenlikle takip etmesi herkese iç ve dış huzuru sağlayacaktır.

Sabırla şükür arasında hayat devem ederken zaman dilimi herkes için çok önemli.

Ayet: : “Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”Bakara 153

Hadis: “İki nimet vardır ki insanların çoğu (onları değerlendirme hususunda) aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.” (Buhari, Rikak, 1)

Hayatta iki önemli değerin uygulanması insanlığı ayakta tutan motive eden maddi manevi enerji kazandıran hayatın her diliminde başarılı çalışmalara vesile olan inancın güzelliklerindendir!

İnsanlar her türlü imtihan sürecinden geçerken herşeyle karşılaşmaktadır önemli olan anlayış göstererek gönülleri kırmadan orta yolu takip ederek inancımıza saygı duyarak ibadet görevlerini yapanları takdir ederek hakka teslimiyetimizi bildirmek doğru olandır.

Hadis :“Zor zamanlarda duasının kabul edilmesini

İsteyen kişi, rahat zamanında çokça dua etsin Tirmizî, Deavât, 9.

Bir seneye yakındır dünya genelindeki pandeminin insanlar hayatındaki etkisi maddi manevi ne kadar etkiledi yemeye içmeye her türlü ihtiyaç olanları kullanmaya gerek duyulup istifade ediliyorsa maneviyat dediğimiz ibadetlere dualara teselli eden sözlere değer vermeliyiz saygınlık bulmalıyız herşeyle imtihan olduğumuzu ve kıyamete kadar devam edeceğini unutmamalıyız yaşantımızı ona göre ayarlamamız herkesin görevidir.

Yaşantı durumları şartları neyi gerektirirse insanlik saygısını sevgisini kaybetmemelidir.

Hadis“Erdemliklerin en üstünü, seninle ilişkisini keseni, senin arayıp sorman, seni mahrum bırakana senin ihsanda bulunman ve sana haksızlık edeni senin affetmendir.” Ahmedِb.ِHanbel,ِIII,ِ158.

Hayatımız boyunca pek çok sıkıntı, keder ve musibetle karşılaşırız. Sonuçları ne olursa olsun başımıza gelen her olay, dünya imtihanının bir parçasıdır. Ömür dediğimiz sermaye, aslında imtihan için bize tanınan sınırlı süredir. Önemli olan bu süreyi iman ve salih ameller ile geçirebilmek, karşılaştığımız hadiseler karşısında doğru tavırlar ortaya koyabilmektir.

Sebeplere başvuran; ilmin, aklın ve tecrübenin ışığında her türlü tedbiri alan mümin, aynı zamanda tevekkül etmeyi ve ilâhî takdire rıza göstermeyi bilmelidir. İsyan ve taşkınlıkla değil, teslimiyet ve sekînetle hareket etmelidir. Korku, endişe ve karamsarlıktan uzak kalarak, Rabbinin mutlak iradesine sığınmalıdır. En güvenli sığınak, Cenâb-ı Hakk’ın eşsiz kudreti, ilim ve hikmeti, yardım ve inayetidir. O’na olan inancını bir an bile yitirmemek, O’na dayanmak, O’na güvenmek ve O’ndan yardım dilemek müminin hayat ışığıdır. Dua ve niyazla, tevbe ve istiğfarla, hamd ve şükürle Allah’a iltica etmek, kulluğun özüdür.

İyi günlerimizde olduğu gibi, zor zamanlarda da Allah’a olan sevgimizden ve güvenimizden güç almalıyız.

Ayet:“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!” Bakara 155

İnsanların huzur birlik beraberlik merkezi inandığı inancı içtenlikle yaşaması ve hayatına uygulamasıdır.

  • Tarih: 01.03.2021 00:55