Hiç...

Köşe Yazıları / SERKAN UÇAR

Hiç...

Sevgili Ahmet Ormancı'ya teşekkürler...

Hiç...

Hiç yere ne körpe bedenler düştü toprağa
En küçük hayalini dahi hiç yaşamadan
Bir kerecik bile tutmadan bir kızın elini,
Öpmeden,
Sevmeye hiç vakit bulamadan
Aklına dahi getirmeden böyle özel bir düşü
Ve neredeyse hiç insan olmadan bir bedende..
Gölgesiz varla yok arası
Bir çığlığın son nefesinde öylesine hiç…

Yani aynı coğrafyanın çocukları değil miydik sanki?
Aynı güneş yanığını teninde barındıran en toy halimizle
Aynı suya muhtaç
Aynı ekmeğe
Ve anlık bir gülüşe hasret
Yine de dünyayı kirden,
Kinden arındıran…
Ki bize armağan edilen öfke ve kindi anlamsız,
Bilmem ki savaşın anavatanı hangi ülkeydi,
Hangi dil, hangi dindi amansız,
İmansız?...

Halden bilmez hallerdi olabildiğince
Sığ ve en acı hiç’li sonlarla kucaklaştık
Açtık hepimiz
Ölesiye aç…
Tanıdıktı,
Birbirinin hemen hemen aynısıydı dertlerimiz
İçimizdeki en derin,
En çaresiz
En ağır sancılarımız…

Bahar yüzlü yarınlara varma telaşıydı hasretimiz,
Hasletimiz
Bir çocuk heyecanı
Boylu posluydu bütün düşlerimiz
Ve her şeye rağmen uçsuz bucaksızdı umutlarımız
O yüzden mutluyduk belki de ölesiye

Ve sonra apansız gelip gasp ettiler gülüşümüzü
Yağmaladılar gençliğimizi,
Daha hiç çocuk bile olmadan
Kalleş yüzlü günler geldi
Acımasız
Kahpece, hep arkamızdan vuran

Artık her şey bir hiçti yanı başımızda duran
Biz, hiç yere sanki hiç yoktuk ve hiç ediliyorduk
Velhasıl hiç yere
Yittik,
Gittik,
Bittik…!!!

İsmail Hazar/Serkan Uçar

Video

  • Tarih: 02.12.2017 02:56
  • Güncelleme: 01.12.2017 23:58