Yokluğunun Yoksuluyum...

Köşe Yazıları / SERKAN UÇAR

Yokluğunun Yoksuluyum...

Yokluğunun Yoksuluyum

Yüreğimde bir cam kırığı,
Lime lime kesiyor nefesimi
Ve boğazımda bir çocuk hıçkırığı
Elleriyle boğazlıyor sesimi.

Sen günüme ışıktın, gökyüzü kadar mavi,
Sen, karanlığıma güneştin, aydın,
Doğmaktan caydın,
Darmadağınım,
Bitabım,
Yokluğunun yoksuluyum anla.

Dargınım,
Gökyüzüne, güneşe, aya,
Güne, geceye dargınım
İçinden geçmediğin şiirlere,
Şarkılara,
Türkülere dargınım.
Dargınım sensiz açan çiçeklere,
Öten kuşlara.

Bilsen, kaç uykumu hançerledim,
Kaç suskun şehir uyandı çığlığımdan,
Kaç kuş sürüsü göç etti başka başka ülkelere
Bilsen kaç şiiri yaraladım, kanattım,
Kaç türküyü sazımdan söktüm,
Kaç şarkının nakaratını yaktım
Kaç çiçeği azarladım,
Gözlerinden yaşlar akıttım,
Kaç düşü kurşuna dizdim, gecenin koynuna gömdüm,
Bir bilsen.

Şimdi çöl kadar kurağım,
Hiçbir yağmur iliğime işlemez,
Hiçbir bitki yeşermez yüreğimde bundan sonra,
Her şeye, herkese yabancıyım,
Öyle ki, kendime bile ırağım.
Sana susuz,
Sana açım, fakirinim,
Dedim ya yokluğunun yoksuluyum anla.


Hadi gel,
Bitsin yokluğuna, hasretine esaretim,
Bir tek anı daha sensiz yaşamaya yok inan cesaretim
Hadi gel, göçüp gitmesin mevsim,
Hüznümden daha fazla solmasın
Ölmesin şu haziran çiçekleri
Şiirlerin, şarkıların, türkülerin canı yanmasın daha,
Kuşlar aşk ile ötüşsün,
Hadi gel.

Sen günüme güneş, geceme aysın,
Gel ki günüm, gecem aysın, hadi gel.

Serkan Uçar

Video

  • Tarih: 28.06.2016 00:04
  • Güncelleme: 27.06.2016 21:05