Tedbir Bizlerden Takdir Allah Tandır...

Köşe Yazıları / Hakan Karadağ

Tedbir Bizlerden Takdir Allah Tandır...

Herşeye rağmen hayat sürecimiz devam ederken imtihanımız hakeza inişli çıkışlı doğrusuyla yanlışıyla zaman dilimi içerisinde sisteme Göre ekip gidiyor herşeyimizle imtihan olurken çalışmak kazanmak emek vermek üretmektedir verimli faydalı olabilmek yaratılışta verilen özelliklerden olsa gerek dolayısıyla hayat başariısı düzenli planlı çalışmanın sonucu ortaya çıkar iki çeşit duanın olduğunu hatırlamak fiili dua yapılacak işlerin oluşumunda ön hazırlık yapma emek vererek sonuca ulaşma çalışarak kazanabilme işte bu fiili duadır.

Manevi duada fiili duanın detaya inmesi sonucu hayırla sonuca ulaşabilmesi için yaratıcıya arz etmektir,bu sürecin en bariz açıklaması ise tedbirin alınarak olacakların takdirini Allaha bırakmaktır.

Tevekkül, insanın kendisine düşen vazifelerin tamamını yaptıktan sonra işin neticesinin Yaratanına bırakmasıdır. Tedbir ve tevekkül insanın sorumluluğun gerekliliğidir. Tedbirli bir hayat içerisinde yaşayıp tevekkül bilinci içerisinde olmak, sorumluluk içerisinde olmak demektir. Sorumluluk bilinci içerisinde olmak ise, kişinin kendisine ve Rabbine karşı duyduğu saygının neticesidir.

Bir binayı sağlam yapmayan müteahhit, tarla ekimini, tohum seçimini, sulamayı ve gübrelemeyi doğru yapmayan çiftçi, kendine emanet edilen kamu işini hatalı veya kendi çıkarı doğrultusunda yapan işçi ve memur, derslerine gerektiği gibi çalışmayan öğrenci, ticaretini aldatma üzerine kurmuş tüccar ve daha nice hayat sahasında bulunan insanlar, sorumluluklarını bırakıp, gerekli çalışmayı göstermeden suçu hep başka sebeplere attıkça, dünya ve ahirette mutlu bir sonuca eremeyecektir. Sebeplere sarılmak ise, her türlü doğru gayreti göstermek demektir. Günümüzde birçok insan, başına gelen kötü şeyleri kaderden bilme gibi bir yanlışlığın içine düştüğünü görmekteyiz. Evet, ister iyi bir iş olsun, ister kötü bir iş olsun her şey Allah’ın o fiili yaratmasıyla, ona ol demesiyle mümkündür. Bununla beraber şu husus unutulmamalıdır ki; Yaratan yarattığı kulunun kötü bir eylemin içerisinde olmasına razı değildir.

Ayet: Kim iyi bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin, kullara (zerre kadar) zulmedici değildir.Fussilet 46

Başımıza gelen sıkıntıların sebebini başka yerlerde arayıp, kader tartışmaların içine fazla dalmak yerine, bize sunulan her türlü tedbiri alıp sonucunu Yüce Mevla’ya bırakmak en sağlam yaşam şekli olacaktır. Yazımıza bir ayet mealiyle son verelim.

Ayet:(Ey insan!) Sana iyilikten (ve güzellikten yana) her ne gelip isabet ederse (o) Allah'tandır; kötülükten (bela ve musibetten) de sana her ne gelip dokunur ise, o da nefsinin (hatası) dır. (Ey Resulüm!) Biz Seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahit olarak Allah yeterlidir.Nisa 7

İslam’ın Tevekkül Anlayışı:

Tevekkülün temeli, tevhid inancına yani, son noktada her şeyin Allah’ın kudret ve iradesinin eseri olduğuna inanmak esasına dayanmaktadır. Tevekkülünüz varsa, üzerinize düseni yaparsınız; gücünüzün dışında kalan konuda ise Allah’ın hükmüne ve adaletine güvenirsiniz. İşte tevekkül ile kaderin buluştuğu hassas nokta burasıdır.Bu inceliğin gözetilmemesi durumunda ise başa gelen olumsuzluklarda “kaderi. suçlama” tutumu ortaya çıkar: Ya, “olan biten her şeyin merkezinde insan ve onun iradesi vardır” anlayışı ile ilâhi takdir ve hikmet göz ardı edilir, ya da “insan irade ve yeteneğini inkâr eden” (pasif kaderci) bir anlayışa esir olunur.

Hâlbuki gerek karşılaşmak istemediğimiz, kaçındığımız sonuçlar konusunda, gerek ulaşmak istediğimiz sonuçlar konusunda sahip olunması gereken düşünce su ayette ortaya konmaktadır:

Ayet:"De ki, ‘Bizim basımıza ancak, Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O bizim yardımcımızdır. Öyleyse müminler, yalnız Allah’a güvensinler”Tevbe 51

Tevekkül edenin Allah’a bağlanması ise bilinç ve gönlün ortak meyvesidir. İşte böyle bir tevekkül sayesinde endişeler ümide, korkular güvene dönüşür.Tevekkülü Yanlış Anlamak Hayatın insanca sürdürülmesi için gerekli olan genel geçer kurallara (sünnetullaha) aykırı olarak, çalışıp çabalamayı terk etmek tevekkül değil, kişinin yapması gerekenleri Allah’a gördürmeye kalkışması anlamına gelir.

Tedbir:Bir müslümanın yapacağı bir şey öncesinde Allah’a tevekkülden önce maddi planda elinden geleni yapmasıdır.

Tevekkül :Bir müslümanın yapacaklarıyla alakalı olarak tedbirini aldıktan sonra tamamen Allah’a dayanması ve güvenmesidir.

Ayet: “Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.”isra 13

Müslümanlar ; olarak Allah’a kulluğunu sıkıntısız yerine getirmek isteyen bir Mümin tedbir-tevekkül-kader üçlüsünü olması gerektiği şekliyle anlamalı ve onların gereklerine uygun bir şekilde hayatını ve yaşantısını düzenlemelidir. Müslüman öncelikle tedbirini almalı sonra Rabbine tevekkül edip en son da kaderinde yazılı olup gerçekleşecek olan kazaya razı olmalıdır, takdirin Allahtan olduğunu unutmamalıdır...

“Ey kendilerinin aleyhine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”Zümer, 53.

Ayet: “O (Allah), beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir.Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da yine O’dur.”şuara 78-81

  • Tarih: 01.04.2021 02:04