Mahkeme Bahane ihaleler Şahane…

Köşe Yazıları / Abuzer Uğurlu

Mahkeme Bahane ihaleler Şahane…

Brüksel’de yargılanmakta olan 36 PKK’lıların davasından çıkan sonuç hepimizi şaşkınlığa uğratmasına rağmen sağduyulu Federal Savcılık karara ititraz ederek PKK’nın terörist bir örgüt olmadığını silahlı mücadele eden bir oluşum kararına ket vurdu. Önümüzdeki dönemde üst mahkemenin alacağı kararı bekleyip görecez.Bu arada Almanya’da boş durmadı,FETÖ’cu eski savcıları vermediği gibi HDP’li vekillerin tutuklanması karşısında mevkidaşının telefonlarına bile cevap vermeyen Dışİşlerimizin aldığı kararı desteklemek artık hepimizin görevi olmalıdır.

Belçika terör örgütlerinin merkezi olarak algılansa da Belçika devletinin Anayasasında İnsan Hakları ve Özgürlüklerini ileri sürerek, Belçika genelinde siyasal statüde mülteci olanların feraganlarına ses çıkarmamasının altında ne söylediğim “İnsan Hakları” ne de başka bir siyasi neden yatmaktadır. İşin boyutu ekonomiktir.İçinde barındırdığı bu oluşumun olası bir olay çıkarması toplumsal huzuru bozacağı gibi refah ötesi bu ülkenin dengelerini bozacağı aşikardır. Bu sebeple Belçika’lı kanun yapıcıları bir karar arifesinde devletsel hukuku bir kenara bırakarak toplumsal istikrarın bozulmayacağı bir karara yönelik hareketler sergileyebilir.

Bunun yanında Avrupa Birliği’nde kulis faaliyetlerine devam eden PKK yandaşlarının serzenişlerine kulak kabartıp teröristleri asla terörist gibi görmemeye gayret eder. Mahkemenin aldığı kararı yadırgamamak gerekir, nitekim ne Fehriye Erdal’ı, ne de PKK terör örgütünün elebaşlarını, sorumlularını kendi içindeki dinamikleri harekete geçireceği endişesiyle iade etmez, etmeyecektir de… Hatta şekilde görüldüğü gibi traji komik mahkeme kararlarına da imza atabilir.

Her eline silah alanı terörist olarak kabul etmemesini sadece kendi ekonomiksel ve toplumsal boyutta olaylara neden olmasın diye yaptığını anlayabiliriz. Belçika Olay İstemiyor… Miting ve karışıklık istemiyor..Her miting’in neredeyse milyon Eurolara varan güvenlik maliyetiyle uğraşmak istemiyor. Aksi bir karar alsa ülkede oluşacak infialin mali sonuçlarını hesap ediyor. Peki neden Belçika teröre destek veren bir ülke algısı yaratıyor? Öncelikle Daeş’I ele alalım…Molenbeek’te konuşlanan bir çok hücre evlerinde Paris Bataclan katliamının sanıklarının cirit attıklarını bilmiyorlar mıydı? Elbette biliyorlardı. Ancak hukuksal açıdan bakıldığında Belçika kanunlarına göre bir kişinin özgürlük hakının elinden alınması için önce suç işlemesi gerekirdi. Beklediler…

Olağanüstü hal kanunu çıkarıldı..Alarm seviyesi yükseldi. Sokakta kimlik soran askerlerin kontrollerine tanık olduk. Molenbeek’te yapılan polis baskınlarıyla kamu ve dünya vicdanı rahatlatıldı. Sebebi ise belliydi. İŞİD veya DAEŞ bir evrensel tehdit oluşturan terör örgütüydü ve teröristlerinin Belçika’da bulunması kabul edilemezdi. Belçika AB’nin bir terör tehditi olarak kabul ettiği bir örgütü kendi başkentinde barındıramazdı. Ve de barındırmadı da.. İlgili yasalar çıkarıldı ve 16 mart, Zavantem saldırısından sonra ülkede bir çok şeyler değişti. Ama PKK’nın durumu farklı, Belçika’da sadece Türklere yönelik yerel ve mahalli olaylardan ileri gitmeyen bir çizgi içinde görünse de ileride Türkiye lehinde alınacak bir kararın PKK’lıların tarafında oluşacak bir tepkiden çekindiklerini söyleyemiyorlar… Sadece PKK mı Belçika’yı korkutan? DHKP-C vs. Başka bir ülkenin teröristlerine da kucak açtı mı bilemem. Ancak eylem ve şiddet odaklı örgütleri bünyelerinde muhafaza etmenin cebinde akrep taşınmasıyla aynı anlama gelir.

Bir de şu durum var..Türkiye ne zaman ki Belçika’lı firmalara ihale versin bakın görün herşey lehimize işleyecektir. Mahkemeler siyasi değil ekonomik değerlere bakar.

İşte Sayın Cumhurbaşkanın Brüksel’e yaptığı ziyaret sonrası kendileri 36 PKK’lı için yargı yolunu tekrar açmadılar mı? İnsan hakları bahane ihaleler şahane…Ver ihaleyi senden iyisi olamaz.. Hepinize iyi tatiller…

  • Tarih: 06.11.2016 06:08