Gönül Garı...

Köşe Yazıları / SERKAN UÇAR

Gönül Garı...

------------Gönül Garı...

Gönül garında aşka el salladı ayrılık
Şairin şakağına ter düştü ılık ılık

Bir şiir çıkıp geldi, serçe kadar yaralı
Avuçlarında hasret, bağrında gam sıralı

Ansızın feryat koptu yer oynadı yerinden
Gün battı hazin hazin şairin gözlerinden

Asi bir rüzgâr gelip saçlarına dokundu
Sonra şiir yüzüne katran bir gece kondu

Umudu kaybolurken hüzün tünellerinde
Bir tek beyaz gül kaldı çocuksu ellerinde

Üşüdü hayalleri sarıldı bedenine
Sorup durdu kendine, bu zulmün nedeni ne?

Dokunduğu ne varsa ızdırap kokuyordu
Çiğ keder için için canına okuyordu

İsyan etti haykırdı, ömür verdiği aşka
Tek fısıltı duymadı kendi sesinden başka

Etrafına bakındı, her yer karanlık ve dar
Anladı ki yalnızdı, aysız gökyüzü kadar

Bin yıllık bir esaret kurtuldu kafesinden
Yıldızlar düşüyordu koşarak nefesinden

Yalvardı Yaradan’a ve tövbeye başladı
Cehennem kuyusunda kör şeytanı taşladı

Çöktü olduğu yere dizlerine kapandı
Tükürdü dudağından aşka ettiği andı

Öptü yanaklarından, iki damla körpe yaş
Düşerken ellerinden beyaz gül yavaş yavaş

Gönül garında aşka el salladı ayrılık
Şairin şiirine gam düştü ılık ılık
Serkan Uçar

Video

  • Tarih: 07.08.2018 00:20